29 Kasım 2011 Salı

The Terezin Memorial: its Development and its Visitors



the terezin memorial: its development and its visitors

terezin litomerice kentinin güneyinde prag'ın kuzeyinde küçük bir kent, çek cumhuriyetinde. prag turlarında filan da geziler düzenleniyor bildiğim kadarıyla. en önemli özelliği 1780'lerde inşa edilen kalesi, birinci dünya savaşı sırasında savaş esirleri için hapishane olarak kullanılmış, 41-42 yıllaında ise naziler tarafından bir toplama kampına dönüştürülmüş. 45'de sovyet ordusu tarafından ele geçirilmiş. terezin'deki bu toplama kampı 47'de bir anıta dönüştürülmüş çek cumhuriyeti tarafından. ana müze binası yani küçük kale denen binaya hapishane hücreleri de sergi mekanları olarak eklenmiş ve yahudi gettoları ve nazi baskısı ile iligli sergiler kurulmuş. daha sonraki yıllarda milli mezarlık, yahudi mezarlığı, krematoryumu ve rus mezarlığı da bu anıta katılmış, burada katledilen ve yakkılan 22000 yahudinin küllerinin atıldığı ohre nehir kıyıları da eklenmiş. 1960'larda da giriş kısmı yeniden düzenlenmiş.
neyse bu 60'ların bilinçsizliği, bi sürü milli bölgesel vs komitelerin görüşleri ve yönetim biçimindeki belirsizlikler, ısrailin kurulması, çekoslovakyanın politik durumu filan falan yahudiler ve soykırımla ilgili bilgi ve belgelerin sergilenmesini sunulmasını istenmeyen bir durum haline getirmiş. tarih olduğu gibi değil de mesela komünizme dahil olmayan direnişle ilgili referanslar hasır altı edilerek sunulmuş. sovyet işgali filan derken bir türlü müze olması gerektiği gibi düzenlenememiş. özellikle de yahudi gettosu içerisinde bir okulun getto müzesine çevirilme planları sürekli olarak yönetim tarafından engellenmiş, hatta bir dönem "güvenlik güçleri müzesi" yapmışlar binayı. yazar diyor ki yasaklayamıyorlardı böyle saçma sapan bi müze açtılar.
1989 sonrasında komünizmin de sona ermesiyle müzecilik vesaire gibi kavramların da artık yönetimin yadsıyamayacağı ortamların oluşmasıyla bu terezin anıtı için bir master plan yapma gerekliliği ortaya çıkmış 1992-2000 yılları arasında gerçekleştirmek üzere bir stratejik planlama yapılmış. ve bu plan 5 yıl gibi bir süre içersinde gerçekleştirilmiş. bunun içerisinde özellikle getto müzesinde yapılan terezin gettosunda edebiyat, terezin gettosunda müzik gibi sergiler ilgi görmüş. yani anladığım terezin gettosunda yaşamı getto müzesinde, soykırımı da küçük kalede gözler önüne sermişler. mezarlık, nehir kıyısı gibi mekanlarda da tarihi anlatmışlar.
makalenin sonunda da terezin anıtını gezen turistler arasında bir anket çalışması yapılmış, kimsiniz, nereleri gezdiniz en çok nereler etkiledi sizi vs. gibi başlıklar altında. gelen turistlerin %42sinin alman %15'inin çek olduğu çıkmış ortaya, özellikle ve bilinçli olarak burayı gezmeye geldikleri, en çok da bu hücrelerin yer aldığı küçük kaleden ve getto müzesinden etkilendikleri görülmüş. ama yapılan anket çalışması göstermiş ki aslında anıtın genelinde bir yönelendirme veya bir gezi rotası eksik. onunla ilgili yönetimden destek alamamış müze çalışanları ama yapılması gereken bir iş olduğunu söylüyor yazar. ayrıca yazarı hiç sevmedim. senli benli yazarları sevmem. blog değil ki bu canım. makale yazıyosun insaf.

Hiç yorum yok: