3 Ağustos 2016 Çarşamba

Maria


West Side Story'nin açık ara en etkileyici parçalarından biri, bence tabi.
sözleri özellikle, I just met a girl named Maria, and suddenly that name will never be the same to me, diyor ya ahanda tam orası. çok zarif ve saf bi şekil anlatıyor ilk görüşte aşkı. yalnız bişi diycem ilk görüşte aşk nedir be. yalan ayol o, ya hırtsa? nerden bilicen yani, hoşlantı onun adı, ilk görüşte aşk ancak devamında yeterli koşullar sağlanırsa aşk olarak kalabilir zannımca, zira evde dolma yaparken suratına bakıp mı sevgi dolucan, bunun dolması var çamaşırı var. yani film çok güzel olabilir, kavuşamıyorlar zaten o ayrı da, ben hep bu aşk filmlerinin sonundan sonrasını merak ediyorum daha önce de yazmıştım, mavi boncuk olsun, dirty dancing olsun. sonsuza dek mutlu oldular... bok oldular, olmuyor öyle...

How to Lose a Guy in 10 Days



Bu film çok tırt baştan söyleyeyim. Ama kafa boşaltıp salak salak ekrana bakmak biraz da eğlenmek için süper. Abla bi erkeği 10 günde zıvanadan çıkarırım diyor, abi de bi kadını 10 günde kendime aşık ederim diyor, Kader ağlarını örüyor karşı karşıya geliyorlar. Sonrası eğlence, gırgır... Matthew McConoughey;in (umarım doğru yazmışımdır okuyamıyorum zaten), "naaaa, naaaaaaa, naaaaaaaa" şeklinde delirmesi en sevdiğim, banyo dolabında bulduğu pembe kadın zamazingolarıyla beraber çıldırışı özellikle... bir de süper poker akşamı sahnesi var ki dadından yinmiyor,




benzer hikayeler bildiğimden son seyredişimde ekstra eğlendim. son seyredişim derken sıklıkla izliyorum evet, zira bu ara kafa darlanması sık yaşadığım bişi. çok sıcak lan...

ayrıca kate hudson isimli güzel kadının
goldie hawn'ın kızı olduğunu
kurt russel tarafından yetiştirildiğini
en yakın arkadaşının liv tyler olduğunu
çok sayıda müzisyenle fanfinifinfon olduğunu
biliyor muydunuz, ben de yeni öğrendim...