13 Aralık 2011 Salı

Cherokee

"platin saçlı karıların altında, grand cherokee..." üstelik de ne kadar çoklar. bazen o popolarından büyük arabayı kafalarına geçirmek istiyorum.

yavuz çetin'i çok geç keşfettim ben. uzun süre yavuz kurt'la karıştırdım ve "ben sevmem berbat müzik" filan diye de atıp tuttum hakkında. oysaki abinin müziği şahaneymiş. yzaık olmuş psikolojik problemlerle yitip gitmiş.
çok fazla albümü olmamakla birlikte olanlar öyyyle bir altyapının ürünü ki inanılır gibi değil. ilk bağlama çalmayı öğrenmiş, gitarı onun üstüne eklemiş. özellikle satılık albümü bence türkiyede eşi benzeri olmayan bir müzikaliteye* sahip. zamanında tanıyamayıp canlı dinleyemediğime çok üzülüyorum. o dönemde evimin dibindeki shaft'ta çıkıyormuş üstelik. bir küçücük ihtimal var, o da 94'de ankara manhattan'da dinleyip yıllarca dilimden düşüremediğim kerim çaplı performansı. belki o sırada yavuz çetin de onunla çıkıyordu bilemiyorum. ama yani batu mutlugil'in üst kat komşusu ve yavuz çetin'e "yavuz abi" diyen hıyar arkadaşım da beni hiç uyarmamış kendisine gıcık olduğumu buradan tekrardan duyurmak istiyorum.

*müzikalite müzik ve kalite sözcüklerinin birleşmesi sonucunda OLUŞMAMIŞTIR. bkz:tdk.gov.tr